Dr. Ender Saraç:“Yılda iki kez hacamat yaptırılabilir”
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının ele alındığı sempozyumda konuşan Dr. Ender Saraç, hacamatın vücutta birikmiş olan ağır metal ve toksinleri azaltıp, vücudun temizlenmesine yardımcı olduğunu söyledi. Saraç, yılda iki kez hacamat yaptırılmasını önerdi.

15 Mayis 2019 - 10:00:02

Çıktı Al

Yorum (0)

Reklam
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının ele alındığı sempozyumda konuşan Dr. Ender Saraç, hacamatın vücutta birikmiş olan ağır metal ve toksinleri azaltıp, vücudun temizlenmesine yardımcı olduğunu söyledi. Saraç, yılda iki kez hacamat yaptırılmasını önerdi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Avicenna Besin Takviyeleri’nin desteğiyle düzenlenen Aile Hekimliğinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Sempozyumu’nda Türkiye’de geleneksel tıp uygulamalarına ilginin arttığını ancak bu uygulamaların merdiven altı diye tabir edilen yerlerde değil doktor kontrolünde yapılması gerektiği vurgulandı.
Sempozyum Başkanı Aile Hekimi Öğr. Üyesi Süleyman Ersoy, aile hekimlerinin hastalara ilk dokunan doktorlar olduğunu, onların geleneksel tıbbın en yaygın uygulama alanı olan koruyucu hekimlik doğrultusunda hastalara vereceği bilgilerle hastalıkların önüne geçilmesinde mesafe alınabileceğini söyledi. Dr. Süleyman Ersoy, “Hem kişiler, hem de devlet için hastalığı tedavi etmek yerine hasta olmayı engellemek ekonomik ve kolaydır. Akupunkturdan müzik tedavisine, doğru beslenme bilgilerinden Uygur tıbbına, apiterapiden koku tedavisine, ayurvedadan kupa-sülük-ozon tedavilerine kadar pek çok alternatiften bahsediyoruz. Ancak burada önemli olan bunu kimin uyguladığıdır. Merdiven altı diye tabir edilen, kimin hangi bilgi ile nasıl uygulamalar yaptığını bilemediğimiz yerlerde bu hizmeti almak doğru değildir. Sağlık Bakanlığı GETAT uygulamaları ile geleneksel tıp öğrenmek isteyenlere çeşitli kurslar oluşturarak yardımcı olmaya çalışıyoruz. Vatandaşımız da hizmet alırken bu duruma dikkat etmelidir” dedi.

“Yılda iki kez hacamat yaptırılabilir”
Sempozyumda konuşan Dr. Ender Saraç, geleneksel tıbbı öğrenip şifacı olmak isteyenlerin önce kendilerini tanımaları ve pozitif enerjilerini arttırmaları gerektiğinin altını çizdi. Dr. Ender Saraç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu konunun yobazı olmamak lazım. Batı tıbbında özellikle teknolojik açıdan çok büyük gelişmeler olduğunu asla reddedemeyiz. Geneksel tıp diye tanımladığınız Çin tıbbı, Hint tıbbı, ayurveda, Uygur tıbbı bunlar da dünyada 1 milyarın üzerinde insanın binlerce yıldır uyguladığı yöntemler. Benim önerim, kendimizi geliştirmek, hiçbir bilginin fanatiği olmamak yönünde. Binlerce yıldır insanlara şifa dağıtan otlar, bitkiler, çaylar var. Değişik iğneleme yöntemleri masajlar, kokular var. İnsanın kendini daha iyi hissetmesi, daha iyi uyumasını sağlayan, kanda mutluluk hormonu olan serotonini arttıran, kişinin yaşlanmasını geciktiren sistemler var. Bu bilgilere açık olmak, birbirleri ile harmanlamayı başarabilmek lazım. Biz vücudumuzu temizlemeden düzeltmeye çalışıyoruz. Ben yılda iki kez hacamat öneriyorum. Hacamat vücutta birikmiş olan ağır metal, toksinleri azaltır ve temizlenmesine yardımcı olur. Sonra temizlenmiş bedenimizi sağlıklı beslemek ve gerekiyorsa destek almak lazım. Burada önemli bir soru, bu geleneksek tıp uygulamalarını kimin yapacağıdır. İşte bu noktada Sağlık Bakanlığı’nın GETAT uygulamalarını çok yerinde buluyorum. Geleneksel tıp uygulamalarını bu konuda eğitim almış, sertifikası olan kişilere yaptırmak önemlidir.”

“Besinler ilacınız ilacınız besinleriniz olsun”
Sempozyumda Tıbbi Beslenme ve Fitoterapi Oturumunda konuşan Onkoloji Uzmanı Dr. Yavuz Dizdar ise Hipokrat’ın “Besinler ilacınız ilacınız besininiz olsun” sözünü hatırlatarak yediklerimizin sağlığımız için önemine dikkat çekti.
Fitoterapi eğitimleri veren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adem Akçakaya ise sempozyumda fitoterapinin koruyucu hekimlikteki uygulamaları hakkında bilgiler verdi. Hekimliğin üçe ayrıldığını söyleyen Prof. Dr. Akçakaya, tedavi edici ve rehabilite edici hekimlikten çok koruyucu hekimliğe yönelmemiz gerektiğini söylerken bunun için dengeli beslenmek gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Adem Akçakaya, konuşmasını şu ifadelerle sürsürdü: “Bunun anlamı her besinden vücudumuzun ihtiyacı oranında alınmasıdır. Bunu yaparken genetiği değiştirilmiş, yapısıyla oynanmış, katkı maddeleri ile dolu olan gıdalardan uzak durmalıyız. Bunun yolu ise mümkün olduğu kadar doğal beslenmekten geçer. Doğal beslenme dışarıdan alacağımız toksinlerin vücuda zarar vermesini engellerken mikrobiyota dediğimiz bağırsak floramızın yani ikinci beynimizin sağlıklı olmasını sağlar. Bağırsaklarımızdaki mikrobiyota sağlığımızın temel garantilerinden biridir. Mevsim sebze ve meyveleri ile besleneceğiz. Kışın portakal yazın karpuz yiyeceğiz. Mevsim dışındaki sera ürünlerini önermiyoruz. Bazen takviye yapmak gerekebilir. Mesela güneş ülkesi olmamıza rağmen D vitamini eksikliğini sık görüyoruz. Bunu takviye etmek için Omega 3 alınabilir. Ancak yine de güneşe çıkmayı ve balık yemeyi de ihmal etmemeliyiz. Beslenme düzgün olursa zaten sorunumuz da olmayacaktır. Ama bir rahatsızlık varsa onu da öncelikle doğal yöntemlerle nasıl iyileştirebileceğimize bakabiliriz. Eğer midemiz ağrıyorsa bunu kudret narı ile tedavi edebiliriz. İlaç kullanmadan önce denenebilir. Yalnız fitoterapi uygulamalarında güvenilir ürünleri, uygun formasyonda vermemiz de çok önemli.”
KAYNAK: İHA

Etiketler: SAĞLIK,

YORUM BIRAKIN

YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Roll-on’lar ve mide ilaçları Alzheimer’a neden olabiliyor
Genetikten ziyade çevresel faktörlerin ve alüminyumun Alzheimer gibi hastalıkların artışına neden olduğunu belirten Uzm. Dr. Selen Gür Özmen, vücuda alüminyum maddesinin girmesine neden olan mide ilaçlarına ve roll-on’lara dikkat çekti.
17.05.2019
Aort kapak hastalıklarının tedavisinde “TAVİ” işlemi
Türkiye’de yılda ortalama 1600 hastanın kalp kapağı, kısa adı TAVİ olan işlemle tedavi ediliyor. Ameliyat edilemeyecek kadar yüksek riskli hasta gruplarında ilaç tedavisine oranla daha iyi sonuç veriyor.
15.05.2019
Doç. Dr. Atıl Bişgin: “Türkiye’de nadir hastalık görülen 6-7 milyon kişi var; dünyada bu rakam 250-300 milyon”
Çukurova Üniversitesi Adana Genetik Hastalıklar Tanı ve Tedavi Merkezi Müdürü Doç. Dr. Atıl Bişgin, Türkiye’de nadir hastalık görülen 6-7 milyon kişinin bulunduğunu, dünyada ise bu sayının 250-300 milyon arasında olduğunu söyledi.
16.05.2019
Bu hastalık ölüm nedenleri arasında ilk sırada
Sinsi bir hastalık olan hipertansiyonun birçok sağlık sorununa neden olduğunu ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Elif İjlal Çekirdekçi, hipertansiyon oluşumunda genetik faktörlerin de etkili olduğunu belirterek, ailesinde hipertansiyon olanların daha dikkatli olması gerektiğini kaydetti.
15.05.2019
29 yıllık hemşirenin gözünden Kapodokya
Hemşirelik Haftası kapsamında Nevşehir Devlet Hastanesinde görev yapan Hemşire Derya Yazar ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi hastalarının yaptığı resimlerin yer aldığı sergi açılışı Sağlık Bakanlığı’nda yapıldı.
14.05.2019
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Dünya Sağlık Asamblesi Genel Kuruluna Hitap Etti
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) en üst karar alma organı olan Dünya Sağlık Asamblesi İsviçre’nin Cenevre şehrinde toplandı. DSÖ üyesi ülkelerden Bakan, Bakan Yardımcıları ve üst düzey sağlık yöneticilerini bir araya getiren Asamble, 28 Mayıs’a kadar devam edecek. Asambleye bu yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katılacak ve 21 Mayıs’ta gerçekleştirilecek “Anne Yenidoğan ve Çocuk Sağlığı Ortaklığı Yüksek Düzeyli Brifingi” vesilesiyle katılımcılara hitap edecek.
21.05.2019
SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA, DÜNYA SAĞLIK ASAMBLESİ GENEL KURULUNA HİTAP ETTİ
“KELEBEK HASTASI” ELİF’E UMUT OLDULAR
YEMEKTEN SONRA BU İKİLİYE DİKKAT
AĞIZ KOKUSUNA KARŞI MAYDANOZ VE NANE YİYİN
TATD, TÜRKİYE’DE ACİL TIBBIN GELECEĞİNE YÖN VERECEK UZMAN HEKİMLER YETİŞTİRİYOR
ROLL-ON’LAR VE MİDE İLAÇLARI ALZHEİMER’A NEDEN OLABİLİYOR
“ÇİKOLATA KİSTİ ANNE OLMAYA ENGEL DEĞİL”
DR. HAYRİYE BEKTAŞ AKSOY: “ASTIM HASTALARININ SPOR YAPMASINDA BİR ENGEL YOK”
DOÇ. DR. ATIL BİŞGİN: “TÜRKİYE’DE NADİR HASTALIK GÖRÜLEN 6-7 MİLYON KİŞİ VAR; DÜNYADA BU RAKAM 250-300 MİLYON”
MÜKEMMELİYETÇİ AİLE, TAKINTI HASTALIĞINA NEDEN OLUYOR
MEYAN KÖKÜ SİNDİRİM SİSTEMİNE FAYDALI
BULAŞICI HASTALIKLAR MEVSİM GEÇİŞLERİNDE ARTIYOR

SON DAKİKA GELİŞMELERİ

EN ÇOK OKUNANLAR