Somon DNA tedavisi ile cildiniz gençleşiyor
Dr. Didem Mullaaziz, cilt gençleştirme yöntemi olarak bilinen Somon DNA tedavisinin cildi gençleştirdiğini ve canlandırdığını, cinsiyet ve yaş fark etmeksizin herkese uygulanabildiğini, işlemden sonra hastanın günlük hayatına devam edebildiğini ve işlemin yan etkisinin bulunmadığını belirtti.

16 Agustos 2019 - 17:15:05

Çıktı Al

Yorum (0)

Whatsapp haber ihbar
Reklam
Dr. Didem Mullaaziz, cilt gençleştirme yöntemi olarak bilinen Somon DNA tedavisinin cildi gençleştirdiğini ve canlandırdığını, cinsiyet ve yaş fark etmeksizin herkese uygulanabildiğini, işlemden sonra hastanın günlük hayatına devam edebildiğini ve işlemin yan etkisinin bulunmadığını belirtti.
Somon DNA tedavisinin, somon balığından üretilen polinükleotitler ve hyalüronik asit kombinasyonundan oluşan popüler bir cilt gençleştirme yöntemi olduğunu söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Öğretim Görevlisi Dr. Didem Mullaaziz, gençlik aşısı olarak da bilinen Somon DNA tedavisinin hızlı canlandırma ve gençleştirme etkisiyle yaygın olarak talep edildiğini belirtti. En etkili anti-aging tedavilerinden biri olan Somon DNA tedavisinde, somon balığından elde edilen doğal polinükleotitlerin, mevcut kolajeni korumanın yanında yeni kolajen üretimini de desteklediğini söyleyen Öğretim Görevlisi Dr. Didem Mullaaziz, bu sayede cildin nemlendirilmesi, ince kırışıklıkların tedavisi, elastikiyet kaybının giderilmesi ve homojen bir cilt tonunun sağlandığını belirtti.
Onarıcı proteinler cilt yenilenmesini sağlıyor
Yıllar içerisinde bağ doku elemanlarında kayıp yaşandığını söyleyen Dr. Didem Mullaaziz, Somon DNA’nın elde ettiği kaynağının laboratuvar şartlarında ayrıştırılarak insan cildinde uygulanabilen bir forma getirildiğini belirtti. Didem Mullaaziz sözlerine şöyle devam etti: “Bu sayede cilt altına enjeksiyon yoluyla verilerek bağ dokunun çok daha güçlü hale gelmesi sağlanmaktadır. İçeriğindeki onarıcı proteinler ve hyaluronik asit cildin yenilenmesini sağlarken, güçlü antioksidanlar, hücrelerde oluşan oksidatif hasarı azaltır” dedi.
Mullaaziz: “Somon DNA tedavisi, herkese uygulanabilecek bir işlemdir”
Somon balığı DNA’sının insan DNA’sına en çok benzeyen DNA yapısını içerdiğini söyleyen Mullaaziz, bu nedenle insana enjekte edilen Somon DNA’nın kişinin DNA yapısına etki ederek kolajen yapımını çok kuvvetli bir şekilde uyardığını ve genellikle 3 - 4 ay gibi bir süre içerisinde kişinin cildini daha sıkılaşarak daha dolgun hale getirdiğini belirtti. Mullaaziz sözlerine şöyle devam etti; “Somon DNA tedavisi, cinsiyet ve yaş fark etmeksizin herkese uygulanabilecek bir işlemdir. Özellikle otuzlu yaşlardan sonra dermatolojik açıdan uygun bulunan herkese uygulanabilir. Kuru cilde sahip olan kişilerde cilde nem kazandırmak, sigara içen veya uzun süre güneş hassasiyeti olan kişilerde cilt kalitesini artırmak, lekeli ciltlerde leke tonunu açmak, ince kırışıklıklarda azalma, ciltteki elastikiyet kaybı ve sarkıklıklarda toparlayıcı etki sağlamak amacı ile uygulanabilmektedir” ifadelerinde bulundu.
Mullaaziz: “İşlem sonrası cilt tipine uygun nemlendirici ve güneş koruyucu ürün kullanılmalıdır”
Enjeksiyon bölgesine lokal anestezik krem uygulayıp yirmi dakika bekledikten sonra ince iğneler veya dermapen yardımıyla Somon DNA’nın uygulandığını söyleyen Mullaaziz, seansların bölgeye bağlı olarak ortalama otuz dakika sürdüğünü belirterek sözlerine şöyle devam etti: “İşlem sonrası cilt tipine uygun nemlendirici ve güneş koruyucu ürün kullanılmaktadır. Seanslar ortalama iki hafta aralıklarla 4 - 6 seans şeklinde uygulanır. Tedavi bittikten sonra elde edilen ciltteki iyileşme ortalama 6 - 8 ay daha devam etmektedir. Tedavi sonrası altı ay aralarla veya yılda bir kez tekli seanslar halinde Somon DNA işleminin tekrarlanması elde edilen sonucun kalıcılığını artıracaktır” dedi.
Hasta işlemden sonra günlük hayatına rahatlıkla devam edebilir
İşlemden sonra hastanın günlük hayatına kolaylıkla devam edebildiğini söyleyen Mullaaziz, işlemin yaygın görülen bir yan etkisi bulunmadığını belirtti. İşlem sonrasında hafif kızarıklığın olabileceğini söyleyerek; uygulama günü banyo yapılmaması, özellikle tedavi yapıldığı gün güneşten kaçınılması ve dermatolog önerisi ile SPF 50+ bir güneş koruyucunun düzenli olarak dört saat arayla sürekli olarak kullanımının gerekli olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Somon DNA tedavisi; yüz, boyun, gıdı, dekolte, göğüs, eller gibi birçok alana uygulanabilmektedir. Bu tedavi ile cilt yenilenmesi ve gençleştirilmesi, cilt neminin artırılması, yüzdeki koyu renkli lekelerde azalma, cilt tonunda açılma ve homojenleşme, gözaltı koyu halkaların giderilmesi, vücuttaki sarkma ve çatlakların giderilmesi, ince kırışıklıkların giderilmesi amaçlanmaktadır. Somon DNA tedavisi, mezoterapi, PRP, lazer ve radyofrekans tedavileri ile birlikte yapıldığında çok daha başarılı sonuçlar elde edilebilir” diyerek sözlerini noktaladı.
KAYNAK: İHA

Etiketler: SAĞLIK,

YORUM BIRAKIN

YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Omuz ağrıları hakkında konuşan Ortopedi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Levent Arslan, omuz çıkıklarının gençlerde daha sık görüldüğünü söyledi.
24.05.2019
Başhemşire Türkan Şahin “Hemşirelik mesleğinin temelinde sevgi ve saygı olmalı”
Hemşireler haftası dolayısıyla Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhemşiresi Türkan Şahin hemşirelik mesleği hakkında açıklamalarda bulundu ve “hemşirelik mesleğinin temelinde sevgi ve saygı olmalı” dedi.
14.05.2019
Bebek sahibi olmak isteyen diyabetik kadınlara uyarılar
İnsülinin eksikliği veya etkisizliği sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık olan diyabet, bebek sahibi olmak isteyen aileler için pek çok soru işaretini beraberinde akla getiriyor.
05.09.2019
Libya’da kaza geçirdi, şifayı Türkiye’de buldu
Geçirdiği trafik kazası sonucu dört ay komada yatan ve uyandığında felç olduğunu öğrenen 15 yaşındaki Libyalı çocuğun yüzü, İstanbul’da güldü. Rafık Salem, ameliyat olduğu hastaneden yürüyerek taburcu oldu.
10.09.2019
Kristal oynamasının tedavileri
OP.Dr. Canset Aydın.”Halk arasında "Kristal Oynaması" olarak ifade edilen iç kulak kristali kaynaklı rahatsızlık, baş dönmesinin yaygınlığı da kişilerin günlük hayatlarına etkili. Rahatsızlığın tedavisi ise sandığımızdan çok daha kolay”
27.07.2019
Sivilceler tarih oluyor
Medikal Estetik Uzmanı Çiğdem Akman, sivilce izlerinin ergenlik çağında en sık gözlenen cilt hastalığı olduğunu belirtti. Akman, “İyileşme sürecinde ciltte izler oluşabilmektedir ve özellikle yüz bölgesinde gözlenmektedir. Akne izi olarak da bilinen bu izler leke şeklinde olabileceği gibi scar denilen pürüzlü şekilde olabilmektedir. Özellikle cilt yüzeyinden kabarık veya çökük izler önemli derece de sonuç oluşmaktadır. Genelde pürüzsüz bir cilde sahip olmak isteyen bu kimseler için sivilcelerin cilt de oluşturduğu olduğu çukurluklar ve izler bir stres faktörü haline gelmektedir” dedi.
11.06.2019
ROTA VİRÜSÜNE DİKKAT
KARTAL BELEDİYESİNDEN ALZHEİMER HASTALIĞI BİLGİLENDİRME KONFERANSI
SAĞLIK BAKANI KOCA, FATMA GİRİK’İ ŞEHİR HASTANESİNDE ZİYARET ETTİ
PROF. DR. HAMZA DUYGU ‘ŞEKERLİ VE TATLANDIRICILI İÇECEKLER’ KONUSUNDA UYARDI
SAĞLIK BAKANLIĞI TEKNOFEST’TE
SONBAHAR’DA HACAMAT YAPTIRMAYI İHMAL ETMEYİN
PROF. DR. TURGUT: "OKUL BAŞARISIZLIĞININ ARKASINDA ALERJİ OLABİLİR"
YORGUN GÖRÜNEN BAKIŞLARA DİKKAT
TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN MARGARİNLERDE TRANS YAĞ OLMADIĞI BİLİMSEL OLARAK AÇIKLANDI
İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNDEN ANKARA ŞEHİR HASTANESİ HAKKINDAKİ İDDİALARA YANIT
YİYECEKLERİN PSİKOLOJİMİZE ETKİLERİ
KANSERİ YENSENİZ DE RİSKLERİ BİTMİYOR

EN ÇOK OKUNANLAR